F

1) Fagositoz (Eski Yunanca: Phagein-yemek+Kytos-boşluk+Osis-koşu): Mikroorganizmaların, diğer hücrelerin ve yabancı taneciklerin akyuvar gibi bir hücre tarafından yutulması.


2) Farinks (Eski Yunanca: Pharynx-boğaz): Yutak. Sindirim sisteminin solungaç keseleri ya da yarıklarını meydana getiren bölümü. İleri omurgalılarda farinks, ön tarafta ağız ve burun boşluğu ile, arka tarafta özofagus ve gırtlakla birleşir.


3) Fenokopi (Eski Yunanca: Phanein-göstermek+Latince: Copia-bol): Çevredeki fiziksel ve kimyasal etkilerden doğan ve başka bir genotipin ırasal özelliklerinin taklidi olan bir bireyde gelişim seyrinin değişerek farklı genotipteki bireyin ırasının taklit edilmesidir. İnsüline bağlı şeker hastaları normal bireylerin fenokopisidir.


4) Fenotip (Eski Yunanca: Phainein-göstermek+Typos-tip): Bir organizmanın kalıtsal yapısının dıştaki görünür ifadesidir.


5) Fermentasyon (Latince: Fermentum-mayalanmak): Organik bir bileşiğin bir enzim sistemiyle anaerobik olarak parçalanmasıdır. Açığa çıkan enerji, hücrenin diğer olayları yürütmesinde kullanılır.


6) Feromon (Eski Yunanca: Phorein-taşımak): Bir organizma tarafından çevreye salgılanan ve aynı türün öteki üyelerinin davranış ve gelişmesine etki eden bir maddedir.


7) Fikoeritrin (Eski Yunanca: Phykos-deniz yosunu+Erythros-kırmızı): Kırmızı alglerde bulunan kırmızı renkli kromoprotein.


8) Fikosiyanin (Eski Yunanca: Phykos-deniz yosunu+Kyanos-mavi): Mavi-yeşil alglerde bulunan mavi renkli kromoprotein.


9) Filogeni (Eski Yunanca: Phylon-ırk+Genesis-döl): Bir organizma grubunun tüm evrimsel tarihi.


10) Filum (Eski Yunanca: Phylon-ırk): Hayvan ya da bitki dünyasında, ortak bir atadan geldiklerine inanılan organizmaları içeren büyük ana bölüm.


11) Fisyon (Latince: Fissio-yarmak, çatlamak): Organizmanın yaklaşık iki eşit parçaya bölündüğü eşeysiz üreme olayıdır.


12) Fitoplankton (Eski Yunanca: Phyton-bitki+Planktos-dolaşan): Okyanus ya da göllerde bulunan ve çoğunlukla alglerin oluşturduğu mikroskobik yüzücü bitkilerdir.


13) Flagellatlar (Latince: Flagellum-kamçı): Bir ya da daha fazla sayıda ince, kamçı gibi organı bulunan mikroorganizmalardır.


14) Fleksör (Latince: Flectere-eğilmek): Kol ve bacağın kırılmasını sağlayan kas.


15) Floem (Eski Yunanca: Phloios-kabuk): Bitkilerdeki bir tip iletim dokusudur. Gövde ya da kökte hem yukarı hem de aşağıya doğru organik maddeleri taşır.


16) Floresans (): Farklı dalga boyunda radyasyon absorbe eden bir maddenin ışık salması, eksite edilmiş singlet durumun temel duruma bozunması sırasında meydana gelir. Isıya bağlı olmayan çok hızlı bir olaydır.


17) Folikül (Latince: Folliculus-küçük torba): Memeli ovaryumunda olgunlaşmış yumurtayı taşıyan küçük bir hücre kesesidir.


18) Foramen Ovale (Latince: Forare-delmek): Sağ ve sol atriumlar arasında bulunan oval pencere fötüste bulunur. Bunun aracılığıyla sağ atriuma giren kan ciğerlere uğramadan aorta geçebilir.


19) Foraminifera (Latince: Forare-delmek+Ferre-taşımak): Kalkerli ve çok odacıklı kabuk salgılayan ameboid protozoa. Odacıklar üzerindeki deliklerden hayvan ayaklarını çıkarır.


20) Fosforesans (Eski Yunanca: Phos-ışık+Phorein-taşımak): Bir molekülün triplet durumun dan temel durumuna bozunması sırasında belirli bir ısısı olmaksızın ışık çıkarması.


21) Fosforilasyon (Eski Yunanca: Phos-ışık+Phorein-taşımak): Bir fosfat grubunun organik molekül içine girişi.


22) Fosil (Latince: Fossilis-kazmak): Yer kabuğunda korunmuş olan organizma kalıntısı.


23) Fotoliz (Eski Yunanca:Phos-ışık+Lysis-kayıp): Işık altında bir molekülün ayrışması. Örneğin klorofil tarafından absorbe edilen ışın enerjisiyle fotosentezde suyun ayrışması.


24) Foton (Eski Yunanca: Phos-ışık+Ton-dilim): Elektromanyetik radyasyon partikülü, bir kuan tumluk ışınsal enerji.


25) Fotoperyodizm (Eski Yunanca: Phos-ışık+Peri-ışık+Hodos-yol+İsmos-): Hayvan ve bitkilerin ışık ve karanlık değişimlerine karşı gösterdikleri fizyolojik tepki.


26) Fotosentez (Eski Yunanca: Phos-ışık+Synthesis-bir araya getirm): Bitki hücrelerinde klorofil tarafından tutulan ışınım enerjisinin kullanılmasıyla su ve karbondioksitten karbonhidratların sentezlenmesi olayıdır.


27) Fototropizma (Eski Yunanca: Phos-ışık+Tropos-dönüş): Organizmanın ışığa karşı büyüme tepkisi.


28) Fovea (Latince: Fovea-küçük çukur): Bir organın yapısı üzerindeki küçük çukur. Özellikle retinanın merkezinde bulunan çukur yalnız konileri içerir ve net görüntüyü sağlar.


29) Fukoksantin (Latince: Fucus-kaya likeni+Eski Yunanca: Xanthos-s): Diatome, esmer alg ve dinoflagellat'larda bulunan kahverenkli pigment.


30) Fundus (Latince: Fundus-dip): Bir organın dip kısmı ya da tabanı. İçi boş organın ağza en uzak kısmı.


31) Fötüs (Fetüs) (Latince: Fetus-verimli): Embriyonik gelişimini büyük ölçüde tamamlamış fakat doğmamış yavru. İnsanda gebeliğin 3.ayından doğuma kadar.

 

 

ayxmaz