N

1) NAD (): Biyolojik oksidasyonlarda hidrojen akseptörü olarak iş gören bir koenzim olan nikotinamid adenin dinukleotid'in kısalmış şeklidir. (DPN de denir)


2) NADP (): Biyolojik oksidasyonlarda hidrojen akseptörü olarak iş gören bir koenzim olan nikotinamid adenin dinükleotid fosfat'ın kısaltılmış şeklidir. (TPN de denir)


3) Nefridyum (Eski Yunanca: Nephros-böbrek): Yer solucanları ve diğer Annelid'lerde bulunan boşaltım organıdır. Silli bir huni boru ile bitişiğindeki anteriyör sölom boşluğuna uzanır ve buradan bir delikle vücut dışına atılır.


4) Nefron (Eski Yunanca: Nephros-böbrek): Omurgalı böbreğinin anatomik ve işlevsel birimi.


5) Nekton (Eski Yunanca: Nektos-yüzen): Aktif yüzücü organizmalar için kullanılan topluluk adı.


6) Nematosist (Eski Yunanca: Nema-iplik+Kystis-kese): Sölenter'lerde bulunan tutunma, korunma ve av yakalamaya yarayan küçük sokucu bir yapı.


7) Nimf (Latince: Nympha-genç kadın): Pupa evresi geçirmeden erginleşen ve genellikle ergine benzeyen böcek.


8) Nodyum (Latince: Nodus-düğüm): Gövde üzerinde yaprak ya da tomurcuğun geliştiği yer, bir şişkinlik ya da kabartı.


9) Nondisjunction (Ayrılmama): Mayoz bölünmedeki indirgenme sırasında homolog kromozom çiftinin normal olarak ayrılamaması. Çiftin her iki üyesi aynı yavru çekirdeğe geçer ve öteki yavru hücre bu kromozomu taşımaz.


10) Notokord (Eski Yunanca: Noton-sırt+Chorde-kordon): Bütün kordatların embriyosunda ve bazılarının erginlerinde iç iskelet görevi yapan, arka-ön doğrultusunda uzanan çubuk şeklindeki yapı.


11) Notum (Eski Yunanca: Noton-arka, sırt): Vücudun sırt kısmı. Arthropoda'larda her segmentin dorsal elementi.


12) Nukleolus (Latince: Nux-fındık, ceviz): Hücre nukleusu içinde bulunan küre şeklinde yapı. Ribonukleik asit bakımından zengin olup ribozomların sentezlendiği yerler olarak bilinirler.


13) Nutrient (Latince: Nutriti-beslemek): Vücudun metabolik faaliyetlerinde kullanılan herhangi bir maddeyi belirten genel bir terim.


14) Nükleotid (): Bir fosfat grubu, bir beş karbonlu şeker (riboz ya da deoksiriboz) ve bir azotlu baz (pürin ya da pirimidin)dan oluşan bir molekül. Nükleaz enzimi yardımıyla nükleik asitlerin ayrıştığı bir alt birim.


15) Nörohumor (Eski Yunanca: Neuron-sinir+Latince: Humor-sıvı): Nöronun uç kısmıyla salgılanan ve bitişikteki sinir ya da kası aktive eden bir madde.


16) Nöron (Eski Yunanca: Neuron-sinir): Kolleteral ve terminal uzantılarıyla birlikte bir sinir hücresidir. Sinir sisteminin yapısal birimi.


17) Nörosekresyon (Eski Yunanca: Neuron-sinir+Latince: Secrotio-salgı): Sinir hücreleri tarafından hormon yapımı.


18) Nörozis (Eski Yunanca: Neuro-sinir+Esis-durum): Çok değişik belirtilerle ortaya çıkan nispeten hafif ve sıkça görülen psişik bozukluklar. Kuruntu, korku, utançlık ve aşırı duyarlılık gibi.


19) Nörula (Eski Yunanca: Neuro-sinir): İlkel sinir sisteminin oluşturduğu erken embriyonik evre.


20) Nötronlar (): Kütlesi 1 olan hidrojen izotopu hariç bütün elementlerin çekirdeğinde protonlarla beraber bulunan elektrik yüksüz madde parçacıkları.

 

 

ayxmaz